

Şinasi Gürocak
1994 yılında Club Magic Life World’de görev yapmaya başlamıştım. Sevgili Cem Kınay ile o zamanlar tanışmıştım. Şimdi, kendisi iyi ki tanımışım dediğim insanların başında gelir. Fikirlerine ve vizyonuna her zaman hepimiz hayran olmuşuzdur.
Cem Kınay’la ilgili o zamanlar hiç unutmam dediğim anılarımdan birini anlatayım size.
2003 yılıydı, sezonun açılmasına çok az kalmıştı. Her gün sabahın erken saatlerde başlayan, rutin kontrollerimden birini yapıyordum. Pool Bar’ın olduğu tarafa ilerlerken ilerde bir hareketlenme başladı. İlk başta anlayamamıştık. Hafiften bir gürültü, deniz tarafından inceden bir rüzgar esmeye başladı. Bugün sanki diğer günlerden farklı bir telaş vardı. Sonra oradaki diğer iş arkadaşlarımızla birlikte aynı anda gökyüzüne ilişti gözümüz. Eyvah o da neydi üzerimize bir helikopter iniyordu. Kimdi bunlar? Bizden ne istiyorlardı? İnceden bir telaş, bir koşuşturma aldı yerini.
Ne yapacağımızı bilemeyip, aramızda ‘Vallahi havuza indi inecek, ne yapacağız şimdi? Kim bunlar? Yoksa oteli basmaya mı geldiler? Biz çoktan komplo teorileri üretmeye başlamıştık bile...
Helikopterin ineceği yere doğru ilerledik ve kafamızda soru işaretleri başladık beklemeye. Gelecekleri varsa görecekleri de vardı elbet.
Derken helikopter yere indi, kapısı aralandı.
Dikkat kesilmiş, gardımızı almış beklerken. Cem bey bize sürpriz yapmış olmanın verdiği mutlulukla helikopterden indi ve ‘Günaydın’ dedi.
Korku ve telaş yerini gülüşmelere, derin bir oh çekmeye bıraktı.
Şimdi ne zaman yakından uçan bir helikopter görsem aklıma değerli büyüğüm Cem Kınay gelir.
Şimdi gayri ihtiyari bakıyorum yakından geçen helikopterlere belli mi olur belki bir sonraki helikopterle Cem bey gelir yine...
Şinasi Gürocak
Ağustos ‘18